7 Mart 2014 Cuma

MEZAR İDDİASININ NERESİ DOĞRU Kİ?



 Nasreddin Hoca mezarı ile ilgili olarak bu günlerde bütün haber bültenlerinde şöyle bir iddia yer alıyor:  Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Erol Altınsapan, Sivrihisar ilçesinde bulunan ve Nasreddin Hoca'nın oğlu Ömer'e ait olduğu sanılan taş sundukanın yapılan incelemede Nasreddin Hoca'nın kendisine ait olduğunun belirlendiğini açıkladı.”
Şimdi bu iddiayı orta atan Prof. Dr. Erol Altınsapan’ın öncelikle belirtelim ki bu ilk iddiası değil, 2003 yılında o zaman doçentken yine Sivrihisar’da  Fatma Hatun’un mezarını kurtarma kazısı yaparak çıkardığı kemiklerin Nasreddin Hoca’nın kızı Fatma Hatun’a ait olduğunu iddia etmişti. O zamanları Nasreddin Hoca üzerine araştırmalar yapan ve “Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası”  kitabının yazarı Dr. Mustafa Duman “Sayın bilim adamı mezardan çıkan kemiklerin Nasreddin Hoca’nın kızı Fatma Hatun’a ait olduğunu hangi yöntemle belirledi acaba?” sorusunu sormuştu.
Gazetelerdeki iddialardan biri de bu sandukanın Selçuklu dönemi özelliklerini taşıdığıdır. Öncelikle belirtelim ki Selçuklular döneminde Mevlana, Seyit Mahmut Hayrani türbelerinde olduğu gibi daha çok ahşap sandukalar vardı.  Nitekim bu durum bilindiği için iddianın ilerleyen bölümlerinde sanduka yerini mezar taşına bırakmıştır. Öncelikle karar verilmesi gereken bu sanduka mı, mezar taşı mı?
Şimdi gelelim taş üzerindeki yazıya, öncelikle şunu bilelim ki Selçuklu devrinde el yazısıyla yazılan bir yazıyı okumak çok kolay değildir. Nitekim daha öncede Kayseri Müzesi’nde bulunan bir lahit üzerindeki  “ Emirüddin” yazısını yanlış olarak “Nasirüddin” şeklinde okunduğunu İ. Hakkı Konyalı ortaya koymuştur. Sivrihisar’da bulunan taştaki yazıyı ilk olarak okuyanlar şimdikine göre taşta yazmayan Ömer ismini nereden çıkarmışlardır.
Doç. Dr. Mehmet Mahur Tulum taştaki yazıyı şu şekilde okumaktadır: 'Burada yatan kişi Şemseddin oğlu Nasreddin Hoca'dır'. Şimdi şu soruya cevap arayalım: bu Nasreddin Hoca bizim hocamız mıdır? Bütün kaynaklarda Nasreddin Hoca’nın babasının adı Abdullah olarak geçmektedir. Bunu eski Sivrihisar müftüsü bile yazmıştı. Şemseddin nereden çıktı?
İkincisi mezar taşındaki  “Nasreddin Hoca” şeklindeki bir tabir  klasik Selçuklu üslubu ve sülüsü ile devrin adetlerine uymamaktadır. “Nasreddin Hoca” şeklindeki söyleniş cumhuriyet dönemine aittir. Osmanlı döneminde “Hoca Nasreddin” ve “Hoca Merhum” şeklinde söylenir.  Selçuklu döneminde Mezar taşında ise “Nasreddin Efendi” şeklindedir.
 Gazetelerdeki resimlerde görüldüğü kadarıyla taş üzerindeki yazının belli bir kısmının silindiği görülüyor. Dolayısıyla okumaların ne kadar sağlıklı olduğu tartışma konusudur.  Ne acıdır ki günümüzde maalesef okuyamadığımız yerleri  “uydur uydur söyle” yöntemi uygulanıyor.
Selçuklu döneminde tek bir Nasreddin Hoca yaşamamıştır. Ama her Nasreddin Bizim Nasreddin Hocamız değildir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder